Adonis Nedir?
Adonis benim özgün hikayelerimden biridir. Herhangi bir fandoma bağlı değildir, hepsi benim tarafımdan üretilmiştir.
Başlama tarihi 04.10.2009, belirli bir türü var diyemem, olabildiğince her türü yazmaya çalışan bir insanım, bilen biliyor. Konusunu ve neden bu hikayeyi yazmak istediğimi açıklamam gerekirse, işte orada biraz büyük paragraflar başlıyor.
İnsanların alışveriş yoluyla alınıp satılabildiği (gelecekteki) bir çağda bu hareketin doğruluğuna inanmayan üst koloni vatandaşı Reese ve hayatı boyunca insanların alınıp satılabileceğini, insanların başka insanlara hizmet etmek için yaşayabileceğini düşünerek yaşamış Adonis'in yolları Lenox aktarma istasyonunda kesişir.
İkisi de gitmek istedikleri yere gidene kadar bir arada kalmak zorunda kaldıklarında, birbirlerine kendi hayat anlayışlarını aşılamak ve doğru olanı göstermek için çabalamaya başlarlar.
Neden böyle bir konu? Çok ilginç çünkü. Sanıyorum 1 ay önce (Eylül '09), Sex Corps adında bir seri okudum ve bu seri beni beynimden vurulmuşa çevirdi. İçinde bahsettiği kavramlar, bakış açıları, birçok konuda araştırma yapmamı ve anlamaya çalışmamı sağladı.
405 bir evren hikayesiydi, şöyle ya da böyle günümüze benziyordu ve yaklaşık 5 senedir onu yazıyordum, bir sonraki projemin ondan tamamen farklı ve daha beni bileyecek bir konu olmasını istiyordum. Adonis'in konusu kafamda şekillenmeye başladığında da yazmak için onu seçtim.
Tamamen farklı bir evren, gelenekleri farklı, yöntemleri farklı, insanlığa bakış açısı bile farklı. Bu kink bir hikaye değil, seks odaklı, seks manyağı bir kitap da değil, ciddi ciddi insanlar arasındaki bir şey olmasını planlıyorum. Kendini başka birine bırakmak, kontrolünü tamamen başkasına vermek çok ayrı bir zihin yapısı. Bu olaya TPE deniyor ve amacım bu hikayede bunu ben nasıl öğrendiysem okuyucuya göstermek, anlatmaya çalışmak.
Neden bu neden neden sorusunun devamında, yıllar önce ilk slash yazmaya başladığımda insanlar bana "sen gay misin?" diye yaklaşmışlardı ama bu konuyu seçmemin slash yazmayı seçmekten farkı yok. TPE günümüzde de, tarih boyunca da olan bir şey, ve ben evrende olan şeyleri yazabilmeye çalışıyorum, bunu beni bir süredir takip eden herkes fark etmiştir.. Bir konuyu yazma korkum yok, orası açık. Ha içim titriyor mu, titriyor, o ayrı.
Slash yazmadan önce aynı soruyu ben de kendime sordum elbette, ve kendimin nerede durduğunu belirledikten sonra yazmaya başladım. Kendinizin nerede durduğunu bilmeden yazarsanız kendi kafanızı mahvedersiniz, zira yazarken beyninizdeki karakterin o kişi olması gerekir. Ben gay olmasam da yazarken karakterimi hissetmeye çalışan beynim olabildiğince gaydi. (Ki bu apayrı bir şey zaten, yazar minik çaplı bir şizofren, geniş çaplı bir oyuncudur.) Ama kimlik bunalımına girmedim, okuyucuyu da bu yüzden bunalıma sokmadım diye düşünüyorum, çünkü slashlerimde "ben gayim, siz de gay olun, hep beraber gayleşelim" diye bir mesaj vermedim hayır, tam aksine "gaylik diye bir şey var, böyle şeyler de oluyor, bilmediğiniz bir şeyse, bu da bir bakış açısı, bunu bilin ve kabul etmeye çalışın" demek istedim, sanırım da başardım.
Bu hikayede amacım yine aynı aslında, TPE için, ilgili diğer başlıklar için ben nerede durduğumu kendi içimde belirledim, kişisel olarak benim ne pasif ne de egemen ilişki isteyen bir yapım var, ama TPE konusunu anlamaya çalışmak, bunun yaşandığını göstermek ve okuyucuya bunu kabul ettirtmek sanıyorum ki bu hikayedeki amacım. (Uzun süredir bir yazım amacım olmamıştı, çok heyecanlıyım o yüzden.)
Okuyucunun bir araştırma yapmasına gerek yok bu konularda, çünkü hikayenin özeti bu: Adonis bu kültürü ve bu yapıyı bunu bilmeyen Reese'e gösterecek, iki farklı kültür, günümüzün baskın yapısını simgeleyen Reese ve alternatif kültür olan Adonis ile karşı karşıya gelecek.
Evren büyümeye müsait, şu anda evet 405 gibi kocaman olacağız demek yersiz, ama büyümeye müsait bir evren. İlişkiler olarak het de, slash de olacak, femslash olacak mı bilmiyorum, her şey için daha çok erken.
Öyle işte, "nedir bu?" sorusunun yanıtı kısaca bu. :) Çok heyecanlıyım, umarım yazabilirim, 405 ve fic dışında bir şey yazmak çok garip ama hjdfghdfgfd. *heyecan*
